Wellness: O kadar da umutsuz değil!

Sağlık, WHO tarafından “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” şeklinde tanımlanır. Yani sağlıklı olmak yalnızca hayatta kalıyor olmayı değil, aynı zamanda farklı temel unsurlar bakımından da “iyi olma” halini gerektirir. Bu tanımdan yola çıkan Halbert L. Dunn, pozitif sağlığın kavramsallaştırılması üzerinde durmuştur. 1959 yılında yayımlanan makalesi ile dikkatleri hastalık ve ölümden ters tarafa çevirip, iyi sağlığa odaklanmayı vurgulamıştır. Önleyici, iyileştirici yaklaşımlar içeren sağlık programlarının önemini, sürdürülmesini ve desteklenmesini savunmuştur.



Biz diyetisyenler 4 yıllık eğitimimizde hastalıklarda beslenmenin yanı sıra koruyucu ve önleyici beslenme örüntülerinin de önemini öğrendik. Önleyici ve koruyucu sağlık yaklaşımının beslenme kısmını sürdürüyoruz. Sağlıklı bir beslenme örüntüsünün hayat kalitesini ne kadar yükseltebileceğine, hastalıklardan koruyucu olabileceğine ve mental olarak iyi hisler uyandırdığına her gün şahit oluyoruz. Bu sebeple sevgili Zeynep Özdoğan’ın yazısında belirttiği bademleri önemsiyoruz  Kendisi 14 Ağustos tarihli Ve’posta yazısında wellness’a çok farklı bir boyuttan yaklaşmış. Farklı bir görüş okumak bize keyif ve ilham verdi. Wellness’ı biz de kendi açımızdan ele alalım istedik.


Yaşam tarzının birkaç temel alanı, genel Wellness'ın boyutları olarak kabul edilir. Bunları en genel anlamda beslenme kalitesi, uyku kalitesi ve hijyeni, aktif yaşam, sosyal bağlılık, ve farkındalık olarak kategorize edebiliriz. Her birinin bütünsel bir biçimde fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde bir etkisi vardır. Sonuçta wellness’tan beklentimiz sağlıklı seçimler yaparak, stresi azaltma, olumlu sosyal etkileşimler kurma ve optimal sağlık düzeyine ulaşma yolunda iyi bir yolda olmak olacak.


Zeynep Hanım’ın “wellness” ve benzeri yaklaşımların kapitalizmi beslediğine dair yaklaşımında hemfikiriz. Burada biz de şuna dikkat çekmek isteriz: buna kapılmak veya kapılmamak yani bilinçli bir tüketici olmak aslında bizim elimizde. Ekip olarak küçük değişimlerin büyük farkları yarattığına inanıyoruz. Sağlıklı beslenebilmek ve kendimize yatırım yapabilmek adına mutlaka avokado, kinoa gibi maddi yükü yüksek besinleri tüketmek zorunda değiliz. En basit örnekleri ile; beslenme örüntümüzü, beslendiğimiz saatleri veya beslendiğimiz sırayı gözden geçirebiliriz. Otobüsten 1 durak önce inip vücudumuza hareket, beynimize serotonin sağlayabiliriz.


Hayatta en önemli şeyin sağlık olduğuna inandığımız felsefe ile Wellness’ın yararlarına inanıyoruz. Okuduğumuz, gördüğümüz, gezdiğimiz her şeyden zevk almanın da bununla bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Bunun için maddi gücümüzü son raddesine kadar zorlamak şart değil! En genel anlamda tabağımıza biraz daha sebze ekleyerek, uyku hijyenimize dikkat ederek, kafein tüketimini gözeterek, bedenimizi aktif tutarak, açık havaya maruz kalarak, sevdiklerimizle sosyal bağlar kurarak Wellness’ı en iyi noktada yaşayabiliriz!


Referanslar

https://www.who.int/about/governance/constitution

https://doi.org/10.2105/ajph.49.6.786

Zeynep Özdoğan, 14 Ağustos 2022 tarihli Ve’posta yazısı Umutsuz bir sağlıklı yaşam takıntısı: “Wellness”, Aposto Teknoloji ve Medya AŞ.